Image Image Image Image Image

© Copyright 2012 Your Company | RSS | Email

 

Scroll to Top

To Top

Spor Dalları

02

Mar
2016

In Spor Dalları

By admin

Judo

On 02, Mar 2016 | In Spor Dalları | By admin

Judo Öncelikle el, kol, bacak ustalıkları olmak üzere çeşitli vücut hareketleriyle, silahsız olarak, rakibini alt etme sporu. Bu sporda çeviklik büyük ölçüde bir etkendir. Fiziki olarak zayıf olan kişiler yeteri kadar judo biliyorsa kendisinden çok daha kuvvetli olan kişileri yenebilir. Judo, Japonların milli sporu olup, sporda müstakil bir branştır. Japonya kaynaklı bir dövüş sanatı ve bir spor dalıdır. Judo, Jujutsu dan geliştirilmiş ve temel ilkeleri 1882’de Dr.Jigoro Kano tarafından tanımlanmıştır. Judo Japon modern dövüş sanatlarının ilk örneği olmuştur. Gendai Budo (Modern Dövüş Sanatları) geleneksel Japon dövüş sanatları okullarının (Koryu) ilkelerinden geliştirilmiştir.

Branşın Amacı

Judo sporu, mücadelenin iki safhadan oluştuğunu varsayar. Ayakta Tachi-waza ve yerde Ne-waza safhası. İlgilerine göre bazı judokalar bir safhada diğerine göre daha üstünken, birçok judoka her iki safhaya da eşit ağırlık verir.

Ayaktaki safha başlangıç safhası olarak kabul edilen safhadır, rakipler birbirlerini yere atmaya çalışırlar. Rakibi, ayaktayken sırt üstü düşürmek maçı kazanmaktır (İppon-Tam puan). Yer safhasında ise rakibini belirnenen süre içerisinde, yerden kalkamayacak şekilde sabit tutarak(Osaeokomi-Waza) puan alma safhasıdır.Yere atış sonrasında ise 25 saniye (Bu kural 2013 yılı itibari ile 20 olarak değiştirilmiştir.) tutuş yapılırsa, İppon-Tam puan ile maç kazanılır. Ayakta rakibini yere atarak puan alma şekilleri, Yuko, Waza-Ari adı altında Japonca terimlerle ifade edilir.
Sporcu Özellikleri
Çeviklik ve esneklik en önemli özellikleridir. Saygı ve disiplin bu sporun vazgeçilmezlerindendir.

 

“Kariyerinde yüzlerce madalya ve başarılar olan sporcu 3 kez ard arda olimpiyat şampiyonu oldu.”
– Tadahiro Nomura
– Japonya


Branş Kategorileri
Judo’da musabaka kiloya göre yapılır her sporcu kendi sikletinde (Sikletler Dünya Çapında Aynıdır ) göre musabakaya katılır .Ayrıca bazı  musabakalarda sporculara 2 veya 3 kg olmak üzere tolerans tanınır.

Ayrıca bu sıkletler sporcuların yarışma kategorisine göre değişmektedir. Kategori ise yaş ile belirlenir. Judo da katogoriler:

Minikler, Yıldızlar, Ümitler, Gençler, Büyükler olmak üzere 5’e ayrılır.

Miniklerde yıldızlarda sikletler,erkekler de 32 kg’dan başlayıp +66 kg’a kadar,bayanlar da ise 28 kg’dan başlayıp +57 kg’a kadar dır. Ümitler’de ise erkekler 50’kgdan başlayıp +90 kg’a kadar,bayanlar ise 40 kg’dan başlayıp +78 kg’a kadar dır. Gençler de ve büyüklerde ise erkeler 55 kg’dan başlayıp +90 kg’a kadar,bayanlar da ise 44 kg’dan başlayıp,+78 kg’a kadardır.

Judo’da Hareketlerin Anlamları

1. Karşısındakini savurmak veya yere sermek (Nega-Waza).

2. Karşısındakini yerde hareketsiz duruma sokmak (Osae-Waza).

3. Bir organ çıkması meydana getirebilecek ve solunumu güçleştirecek hareketlerle ve karşısındakini dikey ve yatay durumda hareketsiz tutmak (Kwansetsu-Waza ve Shime-Waza).

4. Kol ve bacakla karşısındakinin belirli bazı noktalarına vurmak (Ate-Waza).

Yarışmalarda Ate-Waza yasak edilmiştir. Tokyo’daki Kodokan Okulu dünyada judonun merkezi olarak kabul edilir.

Judoda Japonlar, 1961 yılına kadar kendi memleketlerinde yapılan dünya şampiyonluklarını, rahatlıkla kazandılar. 1961 yılında dünya şampiyonluğunu bir Hollandalının kazanması, judonun bütün Avrupa’da yayılmasına sebeb oldu. Judo 1964 senesinde olimpiyat oyunlarına dahil olunca beynelmilel ehemmiyeti bir kat daha arttı.

Judo Sporunu Yapmak İsteyenler İçin
Tüm spor branşlarında olduğu gibi Judo sporunda da başarılı sporcular 6 – 7 yaş aralığında bu spora başlayan ve eğitimlerini aldıkları Spor Kulüplerinin antrenmanlarına  prensipli bir şekilde devam eden kişilerden oluşur.

Türkiye’ de Judo Spor Branşında Eğitim Veren Kulüpler Özel Eğitim Merkezleri ( MAPS )

Tarihi Süreç Ve Bazı Detay Bilgiler

Judonun ilk dönemlerinin ve onun temellerini atmış olan matematik öğretmeni Jigoro Kano (1860-1938) (Japonca’da soyadı önce gelir) tarihçesi birbirinden ayrı düşünülemez. Kano yapılacak işi olan bir ailede doğmuştu. Dedesi Japonya merkezindeki Shinto Bölgesinde kendi geçimini sağlayan bir sake üreticisiydi. Kano’nun babası en büyük evlat olmağı için işi devralmadı ve bir Shiton Rahibi ve Devlet Memuru olup, oğlunun Japonya İmparatorluk Üniversitesindeki ikinci senesine devam etmesini sağlayacak yeterli feyzi oğluna verdi.

Kano 17 yaşında iken Jujutsu ile başladı, o zamanlarda bayındır bir sanattı, ama kendisini ciddiye alacak bir hoca bulmanın da zorluğu ile az bir ilerleme gösterdi. 18 yaşında edebiyat öğrenmek için gittiği üniversitede, dövüş sanatı çalışmalarını sürdürdü, sonunda yaşayan en yaşlı Kano öğrencisi ve sayılı bir Japon/Amerikalı Judoka olan Keiko Fukuda’nın Atası ve Tenjin Shinyo Ryu ustası Hachinosuke Fukuda’nın öğretilerini benimsedi. Fukuda Judo’da biçimsel idmanların üzerine önemli bir tekniğe sahip olmanın, Kano’nun vurguladığı randori veya serbest judo çalışmanın tohumlarını ektiğini söylemiştir.

Kano, Fukuda’nın Okuluna katıldıktan bir yılı aşkın bir süre sonra Fukuda hastalandı ve öldü. Sonrasında Kano, biçimsel katalara Fukuda’dan daha çok önem veren Masatomo Iso’nun Tenjin Shinyo okuluna katıldı. Kano kendisini adayıp kısa zamanda shihan yani usta unvanını alıp Iso’nun yardımcısı olduğunda 21 yaşında idi. Iso’nun da hastalanması üzerine daha öğrenmesi gereken çok şey olduğunu düşünen Kano, başka bir stil daha edindi, Kito Ryu hocası Tsunetoshi Iikubo’nun öğrencisi oldu. Fukuda gibi likubo da serbest çalışmadan daha önemli olduğuna inanıyordu ve diğer yandan Kito Ryu fırlatma tekniklerine Tenjin Shinyo Ryu dan çok daha üst derecede önem veriyordu.

Bu zaman içinde, Kano, kata guruma, uki goshi gibi teknikler geliştiriyordu. Fikirleri çoktan Kito ve Tenjin Shinyo Ryu’ nun ilkelerini genişletmenin ötesine geçmişti, yeni gayeler ile doluydu, kısmen eğitiminin bir sonucu olarak, sağlam bilimsel ilkelere dayanan tekniklerle ve dövüş sanatlarındaki ilerlemeye ilaveten genç insanların kafa, karakter, vücut gelişimine önem vererek, kafasında jujutsuyu yeniden biçimlendirmişti. Kano 22 yaşında üniversiteyi bitirdikten hemen sonra, Eishoji Tapınağında kendi himayesinden jujutsu çalışmak için Iikubo’nun okulundan 9 öğrenciyi yanına aldı. Yerleri bu isimle anılmadan önce iki yıl geçti, Kano henüz Kito ryu da usta unvanını almamıştı, Iikubo öğretime yardım için haftada üç gün tapınağa geldi. Kodokan veya “yolu öğrenmek için mekân” böyle kuruldu.

Judo kelimesi, nazik olmak veya yol vermek anlamına gelen “ju” ve yaşamın yolu anlamına gelen “do”, kanjilerinden türetilmiştir. Kelime karşılığı “nezaket yolu” veya “yol verme yolu” dur, “esneklik yolu”, “uyum yolu”, “bükülme yolu” şeklinde isimlendirildiği de olur.

İlgili Bağlantılar

Türkiye Judo Federasyonu
Uluslararası Judo Federasyonu

Tags | , ,